|
Kahve,
Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinin ardından 1519 yılında Müslüman tüccarlar
tarafından İstanbul'a getirilmiş, günlük yaşamda 16. yüzyılın ikinci yarısından
sonra yaygınlaşmıştır. Fakat kahve içmek çeşitli dönemlerde farklı gerekçelerle
yasaklanmıştır.
Osmanlı zengin konaklarında misafirlere bir törenle kahve ikram
edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile reçel sunulurdu. Ortada kapaklı tatlı çanağı,
iki yanında su dolu kaşık çanakları ve tatlının üzerine içilen su bardakları bir
tepsi içinde dolaştırılırdı. Ardından üç genç kız kahve ikramına başlardı. Kahvenin
soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına
takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan
tepsiyi taşıyan kız, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar,
ikinci kız stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, kahveyi
doldurur, zarfa yerleştirir ve misafirlere ikram ederdi.
|